Akciğer kanseri ameliyatı öncesi hazırlık; solunum ve kalp fonksiyonlarının test edilmesini, eşlik eden hastalıkların değerlendirilmesini, sigaranın bırakılmasını, solunum egzersizlerine başlanmasını ve kullanılan ilaçların cerrahi ekiple paylaşılmasını kapsayan planlı bir süreçtir. İyi bir hazırlık, ameliyatın güvenliğine ve sonrasındaki toparlanmaya doğrudan katkı sağlar.
Ameliyat kararı verildiğinde birçok hastanın hissettiği şey, belirsizliğin yarattığı kaygıdır: “Şimdi ne olacak, ben ne yapmalıyım?”
Oysa ameliyat öncesi dönem, hastanın seyirci olduğu bir bekleyiş değil, sürece aktif olarak katılması gereken bir hazırlık dönemidir. Bu yazıda, ameliyata kadar geçen sürede yapılan testlerin neden istendiğini ve yapılması gereken hazırlıkları adım adım anlatacağız.
Ameliyat öncesi hangi testler yapılır, neden?
Tanı ve evreleme aşamasındaki tetkikler (tomografi, PET-CT, bronkoskopi, beyin MR) hastalığın haritasını çıkarır. Ameliyat öncesi testlerin amacı ise farklıdır: Bu testler, vücudunuzun planlanan ameliyatı güvenle kaldırıp kaldıramayacağını değerlendirir.
A. AKCİĞERE YÖNELİK TESTLER:
1. Solunum fonksiyon testi (SFT). Akciğer cerrahisinde en kritik sorulardan biri şudur: “Ameliyatta bir miktar akciğer dokusu çıkarıldıktan sonra kalan doku, hastanın nefesini rahatça karşılamaya yeter mi?” SFT tam olarak bu soruya cevap verir. Bir cihaza üfleyerek yapılan bu test, akciğer kapasitenizi ve hava akımlarınızı ölçer. Sonuçlar, hem ameliyatın yapılabilirliğini hem de çıkarılabilecek doku miktarını planlamada kullanılır. Gerekli görülen hastalarda ek solunum değerlendirmeleri de istenebilir.
2. Difüzyon Testi (DLCO). Ameliyat olacak olan hemen her hastada yapılır. Akciğerdeki hava keseciklerinin oksijen-karbondioksit değiş dokuş kapasitesini gösterir. Ameliyat sonrası kalan DLCO kapasitesinin en az %40 olması gerekir.
3. Merdiven tırmanma testi. Hastalar 72 basamaklı merdiveni çıkarken; Süre? Oksijen düzeyinde düşme? Nabız sayısındaki değişiklik? Göğüs ağrısı? Nefes darlığı? Bacaklarda ağrı? olup olmadığına bakılarak risk hesaplaması yapılır.
4. Altı dakika yürüme testi. Hastanın düz bir zeminde 6 dakika içinde mümkün olduğunca çok mesafe yürümesi istenir. Bu sırada; yürünen toplam mesafe metresi? Oksijen düzeyinde düşme? Tansiyon düzeyinde değişiklik? Nabız sayısındaki değişiklik? Göğüs ağrısı? Nefes darlığı? incelenir. Özellikle; hastanın yaş, cinsiyet, kilo ve boyuna göre yürümesi beklenen mesafeye oranla ne kadar yürüdüğü hesap edilir.
5. Ventilasyon-Perfüzyon Testi. Akciğere giren hava miktarının dağılımını (ventilasyon) ve bu alanların kanlanmasını (perfüzyon) ayrı ayrı değerlendiren nükleer tıp testidir. Akciğerin tamamının veya lobunun toplam solunum fonksiyonuna ne kadar katkıda bulunduğu hesaplanır. Aynı amaçla SPECT/CT yöntemi de kullanılabilir.
6. Kardiyopulmoner egzersiz testi (VO2max). Hastanın yoğun egzersiz sırasında kullanabildiği maksimum oksijen miktarını gösterir. Solunum ve kalp kapasitesinin ölçülmesinde kullanılan en ileri düzey testlerden biridir. Diğer testlerle karar verilemeyen hastalarda kullanılır.
B. KALP DEĞERLENDİRMESİ:
Akciğer ameliyatı kalp-damar sistemine de yük bindirir. Bu nedenle hastalar ameliyat öncesi kardiyoloji uzmanı tarafından mutlaka değerlendirilmelidir. EKG, Ekokardiyografi, Eforlu EKG testi, miyokard perfüzyon sintigrafisi ve gerektiğinde koroner anjiyografi incelemeleri yapılarak kalbinizin ameliyat yükü ile ilgili risk değerlendirmesi yapılır. Bu incelemelerin hangilerinin gerekli olduğuna ameliyat olacağınız hastanedeki kardiyoloji doktoru karar verir.
C. KAN TESTLERİ VE ANESTEZİ DOKTORUNUN DEĞERLENDİRMESİ:
Kan sayımı, pıhtılaşma ve organ fonksiyon testleri ile anestezi uzmanının muayenesi, ameliyat ve anestezi planının size göre yapılmasını sağlar. Anestezi görüşmesi, aklınızdaki “uyutulma” ile ilgili soruları sormak için de doğru zemindir. Bu testlerin bir kısmının “normal çıkmaması” ameliyatın iptali anlamına gelmez; çoğu zaman planın size göre uyarlanması anlamına gelir. Gerekirse diğer branş uzmanlarının görüşü istenir.
D. SİGARA:
Hazırlığın en önemli maddelerinden birisi. Hâlâ sigara içiyorsanız, ameliyat öncesi yapabileceğiniz en değerli şey sigarayı bırakmaktır. Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman “artık çok geç” değildir. Sigara; hava yollarındaki temizlik mekanizmalarını baskılar, salgıları artırır ve dokuların oksijenlenmesini bozar. Bunun ameliyat açısından anlamı şudur: Sigaraya devam eden hastalarda solunum ve kalp komplikasyonları daha çok görülür. Enfeksiyon riski artar ve yara iyileşmesi gecikir. Sigaranın bırakılması ise hava yollarının toparlanmasına, balgamın daha kolay çıkarılmasına ve ameliyat sonrası solunum egzersizlerinin daha iyi yapılabilmesini sağlar. “Ameliyata az kaldı, şimdi bıraksam ne fayda?” düşüncesi yaygın ama yanıltıcıdır. Bırakma ile ameliyat arasındaki süre uzadıkça fayda artar; ancak kısa süre kala bırakmak bile hiç bırakmamaktan iyidir. Kendi başınıza zorlanıyorsanız hekiminizden destek isteyin; gerekirse sigara bırakma birimlerine yönlendirilebilirsiniz. Bıraktıktan sonraki dönemin nasıl seyrettiğini merak ediyorsanız, bu konuyu ayrıca ele almıştık.
E. SOLUNUM EGZERSİZLERİ:
Ameliyat sırası ve sonrasına şimdiden yatırım yapmak Ameliyat sonrası dönemin en önemli hedeflerinden biri, akciğerin iyi havalanması ve salgıların atılabilmesidir. Bunun için solunum egzersizleri çok faydalıdır. Bu egzersizlere ameliyattan önce başlamak, sonrasında süreci ciddi biçimde kolaylaştırır. Derin nefes egzersizleri ve Triflo gibi cihazlarla yapılan çalışmalar, solunum kaslarınızı güçlendirir ve size ameliyat sonrasında kullanacağınız tekniği önceden öğretir. *Egzersizlerin nasıl yapıldığını gösterdiğimiz ilgili içerikleri de inceleyebilirsiniz. Genel kondisyonunuza uygun 30-40 dakikalık tempolu yürüyüşler de, hekiminiz aksini söylemedikçe, hazırlık döneminde oldukça faydalıdır.
F. ENFEKSİYON KAPMAKTAN KAÇINMAK:
Ameliyat öncesinde özellikle solunum yolu ile bulaşan hastalıklardan kaçınmak çok önemlidir. Bu tür hastalık etkenlerinin bir çoğu bulaştıktan 2-7 gün sonra hastalığa neden olur. Ameliyat öncesinde kaptığınız mikrop, ameliyat sonrasında ciddi bir risk yaratabilir. Bu dönemde hem hastanın hem de hastaya refakat edecek olan yakınının akraba, komşu, arkadaş ziyaretleri sınırlandırılmalıdır. Kapalı yerlere girmemek, düğün, nişan gibi toplu alanlara gitmemek, gerekiyorsa maske takmak ve elleri sabunlu suyla sık yıkamak çok önemlidir.
G. MÜMKÜNSE ZİYARETÇİ KABUL ETMEYİN:
Ziyaretçiler hastaya moral ve motivasyon verir; bu iyi tarafıdır. Ancak bir de riskli tarafı var; enfeksiyon taşıyabilirler. Bu nedenle ziyaretler mümkün olduğunca sınırlandırlmalı, sarılmaktan kaçınılmalı ve kısa tutulmalıdır.
İLAÇLAR, BESLENME ve GENEL HAZIRLIK:
- Kullandığınız her ilacı bildirin. Özellikle kan sulandırıcılar, şeker ve tansiyon ilaçları ile bitkisel takviyeler dahil düzenli kullandığınız her ilacı/ürünü cerrahi ekibinize eksiksiz iletin. Hangi ilaca ne zaman ara verileceğine, hangisine devam edileceğine ekibiniz karar verir; hiçbir ilacı kendi kararınızla kesmeyin veya başlamayın.
- Beslenmenize özen gösterin. Ameliyat, vücut için onarım gerektiren bir süreçtir ve bu onarımın yapı taşı iyi beslenmedir. Şekerden fakir, protein, lif ve vitaminden zengin beslenme tercih edilmelidir. İştahsızlık veya istemsiz kilo kaybı yaşıyorsanız bunu ekibinizle paylaşın; gerekirse sizin için beslenme desteği planlanabilir.
- Kronik hastalıklarınızı kontrol altına alın. Tansiyon, şeker, böbrek ve tiroit hastalığı gibi durumların ameliyat öncesinde kontrol altına alınması gerekir. Bu hastalıklarla ilgili uzman görüşü istenebilir.
Ameliyat gününe kadar pratik kontrol listesi:
- Tüm tetkik sonuçlarınızı, önceki tomografi görüntülerinizi (CD/dijital) ve raporlarınızı bir dosyada toplayın.
- Kullandığınız ilaçların güncel listesini yazılı olarak hazırlayın.
- Hastanede kalış için rahat kıyafet, terlik ve kişisel bakım eşyalarınızı hazırlayın.
- Eve dönüş sonrası ilk günler için size eşlik edebilecek bir yakınınızla planlama yapın.
- Ekibinizin verdiği aç kalma süresi ve hastaneye geliş saatine ilişkin talimatları not edin.
Hekiminize sormanızda faydalı olabilecek sorular:
Soru sormaktan çekinmeyin; süreci anlayan hasta, sürece en iyi katkıyı veren hastadır. Ameliyat öncesi görüşme, aklınızdaki soruları sormanın tam zamanıdır.
- Testlerimin sonuçları ne gösteriyor?
- Bana hangi ameliyat planlanıyor?
- Ameliyat dışındaki tedavi seçenekleri neler?
- Ameliyattan beklenen faydalar neler?
- Hangi yöntemle yapılacak?
- Akciğerimin ne kadarı çıkarılacak?
- Ameliyat sonrası beni neler bekliyor?
- Ameliyat sırası ve sonrasında beklenmeyen olay (komplikasyon) riski ne kadar?
- Ameliyat sırasında, ilk 30 ve ilk 90 gün içindeki ölüm riski ne kadar?
AYRINTILI BİLGİLENDİRME VE AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU
Yapılacak olan ameliyat ile ilgili sorularınızın cevabını aldıysanız ve işlemi onaylıyorsanız, tedavi için cerrahınıza yetki vermeniz gerekir. Bunun için onam formunu imzalamanız gerekiyor.
Ameliyat sonrası dönemi ayrıntılı olarak anlattığımız yazıyı da şimdiden okumanızı öneririz.
Sık Sorulan Sorular:
- Solunum fonksiyon testleri neden bu kadar önemli? Çünkü akciğer ameliyatında bir miktar doku çıkarılır ve kalan akciğer miktarının size yetmesi gerekir.
- Sigara içiyorum, ameliyat olabilir miyim? Sigara içiyor olmak tek başına ameliyata engel değildir; ancak riskleri artırır.
- Testlerimden biri kötü çıkarsa ameliyat iptal olur mu? Çoğu zaman hayır. Sonuçlar, planın size göre uyarlanmasını sağlar: ameliyatın kapsamı, yöntemi veya zamanlaması yeniden düzenlenebilir. Karar her zaman bireysel değerlendirmeyle verilir.
- Hastaneye ne zaman yatılır? Genellikle ameliyat sabahı yatış yapılır. Yatış zamanı; yapılacak işleme, hazırlık gereksinimlerinize ve kurumun düzenine göre değişir. Ekibiniz size net bir plan verecektir.