Akciğer kanseri tanısı almak ya da bu yönde güçlü bir şüpheyle karşılaşmak, hastalar ve yakınları için zor ve önemli kararların verildiği bir dönemin başlangıcıdır. Bu süreçte en sık sorulan sorulardan biri de şudur:
“Tanı konuldu ve tedavi planlandı. Başka bir doktordan da görüş almalı mıyım?”
Her akciğer kanseri hastasının mutlaka ikinci görüş alması gerekmez. Ancak tanının kesinliği, hastalığın evresi, ameliyatın mümkün olup olmadığı veya uygulanacak tedavi konusunda önemli bir karar verilmesi gerekiyorsa, ikinci bir uzman görüşü almak yararlı olabilir.
İkinci görüş almak, mevcut doktora veya tedavi ekibine güvenilmediği anlamına gelmez. Buradaki amaç; tanıyı, hastalığın evresini ve tedavi seçeneklerini yeniden değerlendirmek ve önemli bir karar öncesinde farklı seçeneklerin gözden geçirilmesini sağlamaktır.
Bazen ikinci görüş, tedavi planının değişmesine neden olur. Bazen de mevcut planın doğru olduğunu teyit eder. Her iki durumda da hastanın doğru karara daha güvenli bir şekilde ilerlemesine yardımcı olur.
Hangi Durumlarda İkinci Görüş Özellikle Önemlidir?
Akciğer kanserinde tedavi kararı yalnızca “kanser var mı, yok mu?” sorusuna göre verilmez. Tümörün tipi, hastalığın evresi, lenf bezlerine veya başka organlara yayılıp yayılmadığı, hastanın genel sağlık durumu ve ameliyata uygunluğu birlikte değerlendirilir.
İkinci görüş özellikle şu durumlarda önem kazanabilir:
- Ameliyatın hangi yöntemle yapılacağı konusunda sorular varsa (açık yöntem, video yardımlı yöntem — VATS, robot yardımlı yöntem — RATS),
- Patolojik tanı net değilse veya tümör tipinin yeniden değerlendirilmesi gerekiyorsa,
- Görüntüleme ve patoloji sonuçları birbiriyle örtüşmüyorsa,
- Hastalığın evresi konusunda soru işaretleri varsa,
- Ameliyatın mümkün olup olmadığı konusunda farklı görüşler bulunuyorsa,
- Ameliyat, kemoterapi, immünoterapi veya radyoterapinin hangi sırayla uygulanacağı konusunda önemli bir karar verilmesi gerekiyorsa,
- Nadir veya alışılmışın dışında bir tümör söz konusuysa,
- Hastalık tedavi sonrasında yeniden ortaya çıkmışsa veya mevcut tedaviye rağmen ilerliyorsa.
Burada amaç mümkün olduğunca çok doktora danışmak değil; tedaviyi değiştirebilecek önemli bir karar noktasının doğru değerlendirilmesini sağlamaktır.
Ameliyat Kararında İkinci Görörüş Neden Önemlidir?
Akciğer kanserinde en önemli kararlardan biri, tümörün ameliyatla tamamen çıkarılıp çıkarılamayacağıdır.
Bir hastaya “ameliyat olamazsınız” denilmesi de, “mutlaka ameliyat olmalısınız” denilmesi de önemli kararlardır.
Özellikle tümörün büyük damarlarla veya çevre organlarla yakın ilişkide olduğu, lenf bezlerinde tutulum bulunduğu ya da ameliyat öncesinde başka bir tedavi uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışıldığı durumlarda, deneyimli bir göğüs cerrahından ikinci görüş almak yararlı olabilir.
Cerrahi değerlendirmede yalnızca ameliyatın teknik olarak yapılıp yapılamayacağına bakılmaz. Asıl önemli olan, tümörün geride bırakılmadan, yani onkolojik açıdan yeterli ve mümkünse tamamen çıkarılabileceği bir ameliyatın yapılıp yapılamayacağıdır.
Bazı hastalarda ameliyattan önce kemoterapi, immünoterapi veya radyoterapi uygulanması ve ardından tümörün yeniden değerlendirilmesi gerekebilir. Bu nedenle cerrahi kararı, hastalığın evresi ve diğer tedavi seçenekleriyle birlikte ele alınmalıdır.
İkinci Görüşte Neler Yeniden Değerlendirilir?
Sağlıklı bir ikinci görüş için yalnızca “doktorum böyle söyledi” demek yeterli değildir. Hastalığa ait tüm önemli bilgilerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bunlar arasında:
- Patoloji raporu ve gerektiğinde patoloji preparatları,
- Bilgisayarlı tomografi ve PET-CT görüntüleri,
- Bronkoskopi veya EBUS sonuçları,
- Hastalığın evresi,
- Lenf bezlerinin durumu,
- Gerektiğinde moleküler ve genetik incelemeler,
- Hastanın solunum ve kalp kapasitesi,
- Daha önce uygulanmış tedaviler
yer alır.
Özellikle patolojik tanıda bir belirsizlik varsa, patoloji preparatlarının akciğer kanseri konusunda deneyimli bir patolog tarafından yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
Benzer şekilde, konu ameliyatın mümkün olup olmadığıysa, değerlendirmeyi akciğer kanseri cerrahisi konusunda deneyimli bir göğüs cerrahının yapması önemlidir.
Kısacası önemli olan kaç farklı doktora danışıldığı değil, doğru sorunun doğru uzmana sorulmasıdır.
Multidisipliner Değerlendirme Neden Önemlidir?
Akciğer kanseri çoğu zaman tek bir uzmanlık alanının kararıyla yönetilmez.
Göğüs cerrahisi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, göğüs hastalıkları, radyoloji, nükleer tıp ve patoloji uzmanları tedavinin farklı aşamalarında sürece katkı sağlayabilir.
Özellikle hastalığın sınırda ameliyat edilebilir olduğu veya birden fazla tedavi seçeneğinin bulunduğu durumlarda, farklı uzmanların aynı hastayı birlikte değerlendirmesi büyük önem taşır.
Buradaki amaç mümkün olan en fazla tedaviyi uygulamak değildir. Amaç, hastaya en uygun tedaviyi, doğru zamanda ve doğru sırayla uygulamaktır.
İkinci Görüş Tedaviyi Geciktirir mi?
İkinci görüş almak, tedaviyi gereksiz yere geciktirecek bir sürece dönüşmemelidir.
Patoloji materyalleri, görüntüler ve raporlar düzenli bir şekilde hazırlandığında, çoğu hastada ikinci değerlendirme kısa süre içinde yapılabilir.
Ancak her hastanın durumu aynı değildir. Ciddi solunum sıkıntısı, kanama veya acil müdahale gerektiren başka bir sorun varsa, yalnızca ikinci görüş almak amacıyla gerekli tedaviyi geciktirmek de doğru değildir.
Bu nedenle ikinci görüşün ne zaman alınacağı da en az ikinci görüşün kendisi kadar önemlidir.
İkinci Görüşe Nasıl Yaklaşılmalı?
İkinci görüş almak, mevcut tedaviyi reddetmek anlamına gelmez.
Doğru zamanda ve doğru uzmandan alınan ikinci bir görüş, özellikle önemli karar noktalarında tanının ve tedavi planının daha güvenli şekilde oluşturulmasına yardımcı olabilir.
Bazen ikinci değerlendirmede aynı tedavi önerilir. Bu da son derece değerlidir. Çünkü mevcut tedavi planının başka bir uzman tarafından da uygun bulunduğunu gösterir.
Bazen ise patolojinin, hastalığın evresinin veya ameliyat edilebilirliğin yeniden değerlendirilmesi tedavi planını değiştirebilir.
Hastalarıma bu konuda özellikle şunu hatırlatmak isterim:
İkinci görüşün amacı doktor doktor dolaşmak değil, doğru karara ulaşmaktır.
Tanının, hastalığın evresinin veya tedavi seçiminin hastanın geleceğini belirleyebileceği önemli karar noktalarında ikinci bir değerlendirme çok değerli olabilir. Ancak sürekli yeni görüşler aramak, bir süre sonra karar vermeyi zorlaştırabilir ve tedaviyi gereksiz yere geciktirebilir.
Sonuçta önemli olan, gerektiğinde doğru uzmandan görüş almak ve hastaya ait bütün verileri bir arada değerlendirerek en doğru tedaviye karar vermektir.